Monday, December 18

Abdülhamitten Erdoğan’a, Hamidiye Alaylarından Barzani’ye Kürtler için Soykırım Tehlikesi

Ehmed Pelda

Erdoğan Abdülhamit dönemini kendisine esas almış durumda.

Ne yaptı Abdülhamit?

darbe yaptı, birinci Meşrutiyeti iptal etti. Tüm iktidarı tek elde topladı.
Ermenilere karşı ilk saldırılar onun döneminde başladı. Kendisine Ermenilerin yaptığı bir suikasti gerekçe gösterdi ki, bu suikast meselesi bir muamma.
Pan islamizmi esas aldı. Anadolu’da Süryani ve hıristiyan ermenilere yönelik saldırıları başlattı. ileride olacak ermeni Katliamının yolunu açtı.
Kürtler arasında Hamidiye alaylarını kurdu. onları milis gücü yaptı, bölgede yayılmayı sağladı
Arapları islam ümmetinin birliği bağlamında yeniden bir çatı altında toplamaya çalıştı.
içeride muhalifleri bastırmak için sıkı bir istibdat başlattı. bütün muhalifleri istihbarat, ajanlar ve işbirilkçiler eliyle takip ettirdi, gerekdiğinde öldürdü.
batı dünyasıyla arasına mesafe koydu. Hıristiyanlar, gayri müslimler diyerek onlar ve onlarla ilişkili olacağını düşündüğü kesimleri eliminize etti.
iktidarını 30 yıldan fazla sürdürdü.

Erdoğan ne yapıyor?

Darbe komplosuyla üçüncü meşrutiyet diye niteleyebileceğimiz Cumhuriyet sistemini iptal etti.
Kürtlere karşı saldırı başlattı. içeride tutuklamalar ve saldırı, dışarıda diplomasi ve müdahaleyi esas alıyor.
Soykırım şartlarını hazırlıyor. Kürtler şu an Ermenilerin pozisyonunda.
Hamidiye alayları rolünü bilinenin aksine korucular değil PDK oynuyor. Ermenilerin etkisini kırmak için Abdulhamit ile işbirliği yapan Hamidiye aşiretleri gibi PDK’de PKK’nin etkisini kırmak için Erdoğan ile işbirliği yapıyor. Hamidiye alayları koruculukla karşılaştırılamaz. onlarında Kürdistan’a dair siyasal söylemleri vardı. içi boştu ama korucular gibi sadece para karşılığı faaliyet göstermiyorlardı. PDK’nin de şimdi pozisyonu biraz buna denk düşüyor.
Abdülhamitin pan islamism uygulamasını Erdoğan Sünni islamla gerçekleştirmeye çalışıyor.
Mit, paralel örgütlenmeler, korucular, AKP’nin üye ve taraftarları aynı zamanda devletin hem ajanları, hem muhbirleri hem de katliam ve öldürmede rol alacak paramiliter güçleri
Erdoğan’da Abdülhamit’in gayri müslimleri sınırlandırmasına benzer biçimde AB’ye resti çekiyor, onların sivil ayağı olabilecek Gülencileri, iş ve medya dünyasını elemeye çalışıyor.
Erdoğan Başkanlık sistemi ile Abdulhamit gibi tek elde onlarca yıl saltanatı elinde tutmaya çalışıyor

Peki olur mu? Başarır mı?

olgu ve olaylarda benzerlikler var. Ama dengeler farklı.
Eğer batı dünyasıyla bir destek zemini oluşursa başarır. Kürt katliamını da gerçekleştirebilir, Küçük Ermenistan gibi Kıbrıs gibi kendine bağlı bir PDK Kürdistanı/Barzanistanı behdinan bölgesinde kurabilir. hatta bunu özellikle isteyebilir çünkü Kandilde PKK alternatifi bir paramiliter güç olması, kendi yerleşimi için bunu sağlamak istiyor. Şu anda Silopi üzerinden GÜneye askeri güç kaydırıyor. yine birçok üsleri var ve Başika’dan da çıkma niyeti yok. Bütün bunlara evet diyen bir Barzani var ve bu şartlarda Bağımsız bir Kürdistan olsa dahi ne anlamı olacak ki, fiili anlamda TC’nin denemininde, garantörlüğünde İran ve diğer Kürtlere karşı teslimiyetten başka bir şeyle yetinemez. Bağımsızlık sadece semboller ve şeklen olur. daha da ötesi Güney Kürdistan’da parçalanır. Nihayetinde Goran, YNK’nin KDP ile bu eksende yürümesinin hiç bir zemini ve şartı yok. PKK’de öyle. Bu durumda Kürtler arası parçalanma da TC Erdoğan eliyle gerçekleşir. özellikle Kuzey’de Kürt Katliamı, Rojava’da egemenlik alanlarının Arapların denetimine geçmesi kaçınılmazdır.

Elbet bunu başarması için Erdoğan’ın Arapların özellikle Suudilerin ve Katarın Finansal desteğine, ABD’nin uygulamalara ses çıkarmamasına, Rusya’nın desteğine ihtiyaç var. Mümkün mü? Evet. Onlara vereceği tavizler karşılığında saltanatını koruyabilir. Abdülhamit de öyleydi. aslındü gücünü uluslararası güçlerin yenişememesinden alıyordu. aynısı burada da mümkün olabilir.

Kürtler için günlük saldırıların reaksiyoner, davranışların zamanı değil. öfke ve isyanla bir yere varılmaz. hala halkın sokaklara çıkmasıyla Erdoğan’ın önünü kesmeye kalkışmakla olmuyor. çok daha derin, stratejik hamleler gerekli. içeride ve dışarıda, diplomaside, savaşta ve silahlanmada bu önemli.

Artık PDK ile olmuyor, Ama diğer Kürt hareketleri ulusal anlamda ortak hareket konusunda daha güçlü hareket etmeli. Musul’un özgürleşmesiyle PDK’nin ve TC’nin Rojava üzerindeki ambargosu anlamsız olacak. Çünkü alternatif kapılar açılıyor. Coğrafi olarak direkt Bağdat’la Ürdünle, İsrail ve İran ile yeni ticari kapılar açmak mümkün.

Siyasetende bu hareketler Gerilla Peşmerge ilişkisini, siyasi birliği pekiştirebilir. Kerkük, Süleymaniye, Musul, Şengal, Rojava hatı güçlü tutulursa ne Erdoğan ne de PDK ayakta kalabilir.

Bu şartlarda diplomatik dengeyi de lehe çevirmek mümkün. ABD ve Rusya bu güç karşısında Kürtleri gözetmek zorunda kalır. Ayrıca Kürtler güçlü bir örgütlenmeye sahip olduğu sürece Katliamları da önleyebilir. bunu zemini var.

bütün savaş yukarıda kısaca çerçevesini çizdiğim hesaplarla gidiyor. Olacakları birlikte göreceğiz.

One Comment

  • Xeder

    “Kürt hareketleri “”ULUSAL”” anlamda ortak hareket konusunda daha güçlü hareket etmeli.”
    ————
    BU ULUSAL CÜMLESİ HERHALDE YANLIŞLIKLA YAZDINIZ! Zira Önderlik ve PKK Ulusal Tezini Kabul görmüyorlar. Heyecandan oldu galiba ulusalcılık devletçilik vurgusu.. Tövbe tövbe!!! Yorumunuzu yorumlarken zorunlu kullandığım emperyalist Düşünce cumlesiyle kendimi af edilmeyecek kadar ağır bir Günaha soktum.
    “””Einstein’in dediği gibi, bir şey üç defa deneyip farklı sonuç beklemek Aptallıktır”””

Comments are closed.