Monday, December 18

Sanatçı Xecê ve bir mücadele

Hevpeyvîneke Taybet ligel Hunermend Xecê

Xece ile ilgili bir anımı anlatayım.
fireshot-capture-17
MKM İzmir şubeside çalışmaya başladığında ben de yöneticiydim. Yeni katılımcıları hem tanımak ve seviyelerini öğrenmek, hem de sanatsal anlamda ne yapmak istediklerini anlamak için belli sorular ışığında kompozisyon yazmalarını istemiştim.
Xece’nin getirdiği kompozisyon beni çok şaşırtmıştı. Anlatım tekniği ve dizgisi, duygu ve düşüncelerin aktarımı çok akıcı, sade ve sürükleyiciydi. inanmamıştım. Misafir olarak kaldığı evdeki insanlardan birilerinin yardımcı olduğunu düşünmüştüm. Kendisine doğrudan söylememiştim inanmadığımı. Ama emin olmak için başka yöntem denemiştim. Başka bir gerekçeyle farklı bir konuyu, hem de kurumda yazmasını istemiştim. Karşımda yine aynı mükemmel teknik vardı. Artık emindim Xece’de bir cevher var.
Gelişmesi için kendimce teşvik etmeye çalıştım. Ama bazen beni, bazen de onu aşan iç ve dış sorunlar vardı.
Eğer başladığı dönemde yeterince desteklenebilseydi. Çoktan Ortadoğu’dan Avrupa’ya tanınan bir sanatçı olurdu. Çünkü sadece sesi ve müziği değil onda olan cevher. Çok daha fazlası var. Farklı enstürmanlar, farklı müzik ekolleri, edebi ve entellektüel bazda güç verilebilseydi şu an olduğundan bambaşka bir tarz ile karşımızda olurdu. Bu gücü, kapasitesi ve cevheri var.
Ama olmadı olması gereken seviyenin çapını düşük tutmak zorunda kaldı. Belki de tek başına mevcut şartlarda ayakta kalmaya gayret etti. Ve inancını yitirmedi. En nihayetinde son birkaç yıldır kendi başına, güzel müziğiyle, vakur bir duruşla karşımızda.
Sesinle, mütevaziliğinle, cevherin ve yeteneklerinle iyiki varsın Xece.
Ve seni acılarınla, öfkenle, sabrınla, içine akıttığın göz yaşlarınla yakından tanıma şansına sahip olduğum için ne mutlu bana