DENEMELER

RAVER ALİ: KRİZLER VE VİZYONSUZLUK

Türkiye’nin, iç ve dış politikada, ekonomide, parlamenter sistemde, devletin diğer kurumlarında içine girdiği çıkmaz, tek bir krizin değil krizler bütünlüğünün varlığına işaret ediyor. Sorunları çözmedeki beceriksizlik ve vizyonsuzluk, yurttaşları büyük umutsuzluklara ve tahammülsüzlüklere sevk etmektedir.

Sürekli olarak kendisini ve oy kitlesin, mağdur gören/gösteren söylemleri pratiği ile tüketmiş artık mağdur eden konuma gelmiştir. Her geçen gün ‘laik cumhuriyet’ sistemi sorgulamakta, bu konudaki niyetlerini en üst düzeydeki sorumlulardan ziyade partinin daha alt kesimlerinde, kendilerine tabi kanat önderleri ve yazarları tarafından dillendirilmektedir. Tartıştırdığı oranda meşruiyet kazanmakta olduğu konusunda epey özgüven göstermektedir.

Cumhuriyetin kuruluşundan beri barındırdığı çelişkilerin tespiti elbette inkar edilemez. Ve bu sorunlar AKP ve Erdoğan’ın düşündüğünden daha derin ve karmaşıktır. Sorun, bunu dillendirenlerin etnik, dinsel, sınıf ve düşünsel farklılıklara sahip kesimleri eşit ve onurlu bir birliktelikten ziyade tekçi bir vizyonla çözmek istemeleri.

Mevcut olanın da gerisine düşen bu yaklaşım, akıl, bilim ve evrensel insan haklarına karşıdır. Toplumun geniş kesimlerinde karşılığı yoktur. Akıl dışılıktaki ısrar, yeni ve daha katı bir zorun devreye girmesini kaçınılmaz kılmaktadır. Gerek Kürdistan’daki şiddet sarmalı, gerek inanç ve eğitimde, bütçede Alevi ve diğer inanç kesimlerine, laik sermayeye yönelik baskılar ve engellemeler bu politikanın sonucudur.

AKP; toplumun yoksul, köylü ve göreli olarak daha az eğitimsiz bir seçmen kitlesine dayanmakta ancak onları temsil etmemektedir.

Hayvancılık, tarım, madencilik, sağlık, işgücü piyasalarındaki taşeronlaşma ve güvenceli kamu istihdamına yönelik politika tercihleri bunun en bariz göstergeleridir. Bu alanlarda söylenecek bir söz kalmadığında, milliyetçilik ve ümmetçilik salınımı arasında gidip gelmek zorunda kalmaktadırlar.

Yaşam, mevcut iktidarın ve periferisindeki kesimin sahip olduğu tutucu, durağan ve akılcı olmayan zihin dünyasından daha devingen, karmaşık, coşkun ve umut doludur. Böyle bir dar görüşlülükle hayatın karşısına çıkılabilir ancak tutunamaz. Yıkılır gider.