Monday, December 18

POLEMÎK – SERBEST YAZILAR – YAZARLAR

Raver Ali: THOMAS PİKETTY: 21. YÜZYILDA KAPİTAL Mİ SERVET VE GELİR EŞİTSİZİLİĞİ Mİ?

Raver Ali: THOMAS PİKETTY: 21. YÜZYILDA KAPİTAL Mİ SERVET VE GELİR EŞİTSİZİLİĞİ Mİ?

POLEMÎK - SERBEST YAZILAR - YAZARLAR
Son yılların popüler iktisatçısı Thomas Piketty’in, İş Bankası yayınlarından çıkan ‘Yirmi birinci Yüzyılda KAPİTALl’ isimli kitabı dünyada ve Türkiye’de oldukça ilgiyle karşılandı. Bu ilginin bir kaç önemli nedeni var. Bunlardan birincisi: kitabın isminin, Marx’ın Das Kapital kitabını çağrıştırmasıdır. Okuyucu iki ‘kapital’ arasında ilişki arıyor. İsminin seçiminde kapital kelimesinin kullanılmasının pazarlama stratejisi ile yapıldığı ve etik bir hataya düşüldüğü şeklinde değerlendirenler mevcut. (Boratav, 2014) Ancak kitabın gerçekten Das Kapital ile bir ilişkisi yoktur. İkinci neden: Eşitsizliğin kendisi, konunun incelenmesi için yeterli bir nedendir. Yani ekonomik, politik ve sosyal ortam kitabı önemli kılan nedenlerdir. Gerek ülkeler arasındaki gerekse sınıflar arasındaki gelir ve
Raver Ali: Sona Doğru

Raver Ali: Sona Doğru

POLEMÎK - SERBEST YAZILAR - YAZARLAR
Görünen o ki sadece 2016’ın sonuna gelmedik. Ne yazık ki ekonominin, dış politikanın ve iç barışın da sonuna doğru hızla yol alıyoruz. Tercih edilen “yıkıcı siyaset tarz” hayatın tümüne dair her alanda yıkımı derinleştirirken, ülkenin sırtına aldığı yük(ler) taşınamayacak noktaya varmıştır. Verilere göre ülkede sanayide kullanılan elektrik tüketimi düşüyor, lojistik taşımacılık verileri düşüyor, tüketici güven endeksi düşüyor. İşsizlik artıyor, büyüme düşüyor. İç talep ve dış talep azalıyor. Ancak ülkenin resmi istatistik kurumu yeni hesaplama yöntemiyle bu tabloyu ters yüz eden sonuçlara ulaşıyor. Üstelik yukarıdaki verileri de yine kendisi ya da benzer resmi kuruluşlar yayınlamış olsun. Bir bütünü oluşturan bileşenlerin uyumu beklenen bir şeydir. Bileşenlerden bir kısmı eksik veya
RAVER ALİ: Sarayın Sonu Yakın

RAVER ALİ: Sarayın Sonu Yakın

POLEMÎK - SERBEST YAZILAR - YAZARLAR
2011 seçimlerinden zaferle çıkan Erdoğan, kısa bir süre sonra bugün kristalize olan iç ve dış politikalarının ipuçlarını vermeye başladı. Sonunda, kendisine aşağıda ana hatlarıyla belirtilen 6 cephenin açılmasına neden oldu. Birinci cephe; Gülen cephesidir. İdeolojik, ekonomik ve toplumsal hedefleri aynı olan eski iş ortağına yönelik hamlesine cemaat, yolsuzluk operasyonlarıyla karşılık verdi. Süreç Erdoğan’ı hayli yıprattı. Bu cephe nihayetinde 15 Temmuz'da darbe girişimiyle sonuçlandı. Kısa sürede sol ve muhalif kesimlere yönelerek hayatın her alanında bu girişimi fırsata çeviren saray, baskı ve otoritesini pekiştirmeye devam ediyor. İkinci cephe; Hesaplaşması birinci cepheden daha önce başlamış olan laik ve muhalif kesime yönelik cephedir. Bu cepheye dönük kışkırtıcı, ayrıştırıc
Raver Ali: Ekonomik Göstergelerle Yanıltma

Raver Ali: Ekonomik Göstergelerle Yanıltma

POLEMÎK - SERBEST YAZILAR - YAZARLAR
AKP hükümeti akıllara zarar bir dokunuşla ekonomideki kara tabloyu bir anda pespembe bir renge çevirdi. ‘Rakamlara işkence ederseniz istediğiniz sonucu alırsınız.’ Diye bir İngiliz atasözü var. Hükümet, işkenceyi Türkiye’nin üçüncü büyük partisinin eş başkanlarına, milletvekillerine, belediye başkanlarına, gazetecilere, bilim insanlarına ve diğer muhalif kesimlere yaptığından olacak ki, sayılara fazla işkence yapmadan makro verilerde istediği sonuçları elde etti. Makroekonomik göstergelerle oynayarak ekonomide her şeyin yolunda gittiğini, hatta tahmin ettiğinizden daha da iyi gittiğini devletin istatistik kurumu TÜİK amiyane tabirle topluma yutturmaya çalışıyor. Öncelikle şu tespiti yapmakta fayda var. Sadece bu güncellemeden dolayı değil, bir kaç nedenden dolayı devletin bütün re
RAVER ALİ: PANİK KRİZİ DERİNLEŞTİRİR

RAVER ALİ: PANİK KRİZİ DERİNLEŞTİRİR

POLEMÎK - SERBEST YAZILAR - YAZARLAR
Krizin gittikçe derinleşmesi hükümet tarafından açıkça dillendirilmese de attığı adımlar kaygının tavan yaptığını, paniğin arttığını gösteriyor. Döviz kurunun daha da artmasına neden olacak gülünç kampanyalar, alternatif(!) dış ticaret önerileri ortaya atılıyor. Bir ülke parasının uluslararası döviz piyasalarında kolaylıkla alınıp satılabilmesi, uluslararası ticari işlemlerde değişim aracı olarak kullanılabilmesine konvertible (çevirilebilir) para olarak adlandırılır. Bir paranın konvertibl olması için ödemeler dengesinin denk olması, bilanço açıklarının oluşmaması, ani krizleri karşılayacak kadar büyük altın ve döviz rezervlerinin bulunması, yani güçlü bir ekonomiye sahip olması, istikrarlı bir siyasi yapıya kavuşması gerekir. Ne yazık ki Türkiye'de bunun pek mümkün olmadığına dair yet
RAVER ALİ: EKONOMİK KRİZİN TOPLUMSAL İLİŞKİLERDE YIKICI ETKİSİ

RAVER ALİ: EKONOMİK KRİZİN TOPLUMSAL İLİŞKİLERDE YIKICI ETKİSİ

POLEMÎK - SERBEST YAZILAR - YAZARLAR
KRİZ VE SONUÇLARI Türkiye’nin krize sürüklendiğini gösteren ciddi parametreler var. Bu noktada artık krizin olup olmadığı değil, sonuçları üzerinde durmak gerekiyor. İktisadi kriz sadece borsanın düşmesi, firmaların iflas bayrağını çekmesi, binlerce sanayi işçisinin kapı dışarı edilmesi, esnafın kapısına kilit vurması, ödenmeyen çek ve senet sayısının artması, ülke parasının USD ve EURO karşısında değer kaybetmesi değildir. Krizin ayrıca siyasal, sosyal ve toplumsal maliyeti vardır. Kapitalist sistem içinde çevre ekonomiler olarak varlığını sürdüren ülkeler, merkez kapitalist ülkelerden gelen yapısal krizlere karşı aşılı değildir. Çevre ekonomilerin, onların risklerini bünyelerinde hissetmeleri kaçınılmazdır. Bunun yanı sıra her çevre, ekonominin kendi konjonktüründen kaynaklı sorunl
Raver Ali: AKP’Lİ YILLARDA EMEĞİN DURUMU ÜZERİNE

Raver Ali: AKP’Lİ YILLARDA EMEĞİN DURUMU ÜZERİNE

POLEMÎK - SERBEST YAZILAR - YAZARLAR
On dört yıldır topluma ‘mutlu’ bir hikaye anlatılıyor. Bize ait olmayan ama inanmamız istenen bir hikaye. Ardı sıra üzerimize boca edilen istatistikler, televizyonların altından üstünden, yanından bir birini geçen rakamlar, yeşil, kırmızı renkler, milyar dolarlar, binlerce metre küp beton alanları, kilo metrelerce otobanlar vesaire… Burjuva iktisatçıları ve sosyal bilimcileri, her gün televizyon programlarında, gazete köşelerinde, akademik kürsülerinde gerçeğin bilgisini ortaya çıkarmaktan ziyade bilinçli bir yanılsama yaratıyorlar. Efendilerin çıkarlarına uygun sonuçlar ve analizler üretmek bilimsel etik ve vicdan kaygısı gütmeyen burjuva ideologları için anlaşılır bir şeydir. Ama toplum için değildir. Bize dair ne söylüyor bu yazılıp çizilenler? Anlatılan hikaye kime dairdir? En sonun
RAVER ALİ: ÇANLAR TÜRKİYE EKONOMİSİ  İÇİN ÇALIYOR

RAVER ALİ: ÇANLAR TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN ÇALIYOR

POLEMÎK - SERBEST YAZILAR - YAZARLAR
Türkiye ekonomisinde makro dengeler alarm veriyor. 2000-2001’de en büyük iktisadi krizini yaşayan Türkiye ekonomisi, 2002’den sonra göreli olarak yakaladığı büyüme oranlarına, 2012’den beri ulaşamıyor ve öyle görünüyor ki bu artık imkansız. Gelinen noktada hem makro hem de mikro düzeyde kaygıları arttıran faktörleri şöyle sıralamak mümkün: iç siyasi kriz, dış politika çıkmazları ve iktisadi politika tercihleri Türkiye ekonomisinde 90’lı yıllarda temel risk faktörleri; yüksek enflasyon, kamu kesimi açıkları, borçlanma ve devalüasyonlar olarak sıralanıyordu. Bu yıllarda iç çatışmalar, artan güvenlik harcamaları, bölgede bozulan ekonomik yatırımlar 1999’da bir krizin yaşanmasına neden oldu. Ardından siyasi bir krizle örtüşen süreç Aralık 2000-2001’de cumhuriyet tarihinin en büyük iktisa
RAVER ALİ: Rojava Praksisi

RAVER ALİ: Rojava Praksisi

POLEMÎK - SERBEST YAZILAR - YAZARLAR
Her iktisadi yapının, politik, askeri, kültürel ve ütopik bir bütünlüğü vardır. Bütünlüğü oluşturan enstrümanlar arasındaki armoni yapının işleyişini ve gelişiminin yönünü belirlemektedir. Bu enstrümanların hangi tercihlere, önceliklere ve ihtiyaçlara göre şekillendirileceği o iktisadi yapının mantığına bağlıdır. Üretim araçlarının, o coğrafyadaki yer altı yer üstü kaynaklarının ve bunların üretimden bölüşüm sürecine kadar karar yetki ve payının nasıl olacağı temelde iki sistemi işaret ediyor. Bu iki genel eğilim arasında elbette onlarca pratik ve uygulama söz konusudur. Üretim araçları, yer altı madenleri, su kaynakları, temel alt yapı yatırımları tamamen denetimsiz, kontrolsüz pazarın şartlarına bırakılmış piyasa kapitalist sistem mi? Yoksa toplum adına kooperatifler, de
Erdoğan İş Bankasına El Koyacak

Erdoğan İş Bankasına El Koyacak

POLEMÎK - SERBEST YAZILAR - YAZARLAR
Ehmed Pelda Türkiye ekonomisi krizde. Ancak AKP ve Erdoğan bunu fırsata çevirmek istiyor. Bunları sıralayalım: AKP üretim sektöründe var ama finans ve bankalar hala AKP’ye uzak. Büyük bölümü zaten 2001 krizinde yabancılara kaptırılmıştı. Geri kalanını AKP ele geçirmek istiyor Erdoğan’ın finans sektörüne saldırısı, faiz indirimi talep etmesi ekonomide bir kamplaşmayı yaratma amacıyladır. Yüzde 50 olan taraftarlarını tatmin etmek için ekonominin suçlusu Finans Sektörü ilan edilmiş. Yakında da bankalara operasyon sırada. İş Bankası, Erdoğan ve AKP’nin ilk hedefi. Malum burada CHP’nin hissesi de var. AKP hem CHP’ye hem de finans söktörüne saldırmak, ele geçirmek için bu bankaya göz dikmiş durumda Bankaların büyük bölümü yurtdışından kredi alıyor. Erdoğan bunların hareketlerini de
RAVER ALİ: DÜNYA KRİZİ VE KONDRATİEFF’İN UZUN DALGALARI

RAVER ALİ: DÜNYA KRİZİ VE KONDRATİEFF’İN UZUN DALGALARI

POLEMÎK - SERBEST YAZILAR - YAZARLAR
Kapitalist ekonominin krizi, 2008’de Amerika’da Lehman Brothers ve Merrill Lynch ve sigorta firması American International Group iflasıyla patlak verdiğinde bunun başlangıç mı? Yoksa birikip gelen sorunlar bütünün sonu mu? olduğunu henüz kimse net olarak bilmiyordu. Fakat 2008 krizi, burjuva iktisatçıları ve eleştirel-Marxist iktisatçılar arasında iki farklı ( ama bilinen) sonuç doğurdu. Adam Smith’den beri iman edilen ve 1989’dan sonra daha da tanrısal kesinliğe ulaşan piyasa dengesinin bozulmayacağı fikri krize girmişti. Peki ya karşıt cephe için durum neydi? Marx’tan Kondratieff’e uzanan eski hikaye. Mutlak kriz beklentisi…. Kapitalist sistemin, kıta Avrupa’sının batısında ortaya çıkması ile birlikte kendi geleceğine ilişkin nesnel çelişkilerinin ip uçlarını vermeye başlam
RAVER ALİ: KRİZLER  VE VİZYONSUZLUK

RAVER ALİ: KRİZLER VE VİZYONSUZLUK

POLEMÎK - SERBEST YAZILAR - YAZARLAR
Türkiye’nin, iç ve dış politikada, ekonomide, parlamenter sistemde, devletin diğer kurumlarında içine girdiği çıkmaz, tek bir krizin değil krizler bütünlüğünün varlığına işaret ediyor. Sorunları çözmedeki beceriksizlik ve vizyonsuzluk, yurttaşları büyük umutsuzluklara ve tahammülsüzlüklere sevk etmektedir. Sürekli olarak kendisini ve oy kitlesin, mağdur gören/gösteren söylemleri pratiği ile tüketmiş artık mağdur eden konuma gelmiştir. Her geçen gün ‘laik cumhuriyet’ sistemi sorgulamakta, bu konudaki niyetlerini en üst düzeydeki sorumlulardan ziyade partinin daha alt kesimlerinde, kendilerine tabi kanat önderleri ve yazarları tarafından dillendirilmektedir. Tartıştırdığı oranda meşruiyet kazanmakta olduğu konusunda epey özgüven göstermektedir. Cumhuriyetin kuruluşundan beri bar
Diktatörün Mafya Örgütü

Diktatörün Mafya Örgütü

ÖZGÜR GÜNDEM YAZILARI
Anadolu’nun herhangi bir köşesinde işsizlik girdabında bir gencin, çare bulmak, üstelik iyi bir gelir sağlamak için yapacağı tek şey pöh/jöh güçlerine katılmaktır. Cumhurbaşkanı’nın geldiği nokta bu. Gence paranın yanı sıra ekstra bir misyon da veriyor. Türk ırkının misyoneri ve temsilcisi, İslam dininin koruyucusu ve yayıcısı Toplumda da bir statü sahibi olan genç, ilk eylemini Kürtlere karşı gerçekleştiriyor. Cizîr’de, Sur’da Kürt çocuklarını, yaşlı kadınları, yaralı gençleri diri diri, benzinle, gazla, kimyasal maddelerle yakanlardan biri o. Şu an Nusaybin ve Şırnak’ı bombalıyor, evleri, yuvaları harap ediyor, bu toprakların kadim halkı Kürtlerin yaşamını, geleceğini, umutlarını viraneye çeviriyor. Adeta taş üstünde taş, gövde üstünde baş bırakmıyor. Kürtler için katil, Türkler iç
Sömürgeciliğin Bir Biçimi “ŞUNREŞİ”

Sömürgeciliğin Bir Biçimi “ŞUNREŞİ”

ÖZGÜR GÜNDEM YAZILARI
Serhat bölgesinde bir deyim, bir beddua var, en ağırından, “Xwedê şuna te reş bike” derler. Yani “Şunreşî” diye tabir edilen bu kavramla yeryüzünde sana ait olan ne varsa yok olsun. Ezelden ebede seni hatırlatacak, var edecek hiçbir iz, izlek, anı, sembol, işaret, veri, kaynak kalmasın. “Hiç olmamışsın, hiç olmayasın” der. Mesela ağır olan bir başka kavram vardır. “Xwedê koka te biqelîne” ya da “kokqelandin”, bir nevi jenosit/soykırımı ifade eder. Ama “Şunreşi” bundan daha öte bir anlamdadır, daha ağır, daha yıkıcıdır. Türk ırk devletinin de biz Kürtlere reva gördüğü tam da “Şunreşi”dir. Yaşananlardan bazı örnekler sergilersek: Fiziki olarak ortadan kaldırma, soykırım. Bu devlet geleneği Ermeni ve Anadolu’daki birçok halkı soykırıma uğrattı. Kürtlere de uyguladı uyguluyor. Ama nüfus
‘Kardeş aile kampanyası’ çıldırtıyor

‘Kardeş aile kampanyası’ çıldırtıyor

ÖZGÜR GÜNDEM YAZILARI
Kürtler devletin bir planını daha boşa çıkardı. “Kardeş Aile Kampanyası” ile başlatılan seferberlik, dayanışma, yardımlaşma yaygınlaştıkça, Kürt halkı birbirine omuz verip birliğini güçlendirdikçe devlet ahalisi çıldırıyor adeta. Bu kampanya ilk elde küçük bir adım gibi görülebilir ama büyük bir işlev görüyor. Hem toplumsal, hem ekonomik hem de siyasal anlamda çok büyük bir değer ifade ediyor. Öncelikle askeri güçlerin talan ettiği, evlerini barklarını yakıp yıktığı halkın yine kendine dönüp devletin başka gücüne AKP ve bürokrasisinin yardımına muhtaç olacağı, kapılarında dileneceği hesaplanmaktaydı. Bunun gerçekleşmesi halinde bir köleleşme, iradesizleşme, yenilme ve yok olma yaşanacaktı. Devamında devlet bu insanların çocuklarını ellerinden alıp, kimliğinden, dilinden, varlığı

Li hemberê Veguhertina Gundan, em bi gunda xwe ve bijîn û gunda xwe bidin jiyîn !

POLEMÎK - SERBEST YAZILAR - YAZARLAR
Hesen Gerduni Vezîrê Aboriya ya dewleta Tirk, beri çend rojan, diyar kir kû ewê biryar dane gundan jî veguherînin. Bi vê biryarê ve, careke din jî eşkere dibe kû, AKP di bingeh de hevkara modernîta kapîtalîzm û lîberalîzmê ya herî dawî ye. Eger emê hindek vekolin, vê demê emê fêmbikin kû AKP li hemberê civakê çiqas metirsîdar e. Hêzên mîna DYE, Qiraliyetê Brîtanya û sermayedariya Yahudiyaa ya navdewletî, ji bo kû li ser xeta neo-lîberalîzm û sermayedariya fînansal bimeşe, AKP dan avakirin û ew kirin desthilatdar. Ango, hêzêen hegemonîk a modernîta kapîtalîzm, ji bo Rojhilata-Navîn ji nû ve dagirbikin û bi giştî têxin destê xwe, AKP wekû hevkarên xwe ya Heremî derxistin holê, wekû modêl pêşkêş kirin û ew li pêşvebirin. Ji nû ve dagirkirina Rojhilata-navîn, tê çi wateyê, eger bi awayeke t

HESEN GERDUN: Petrol gelirlerinden pay almak/mı?

POLEMÎK - SERBEST YAZILAR - YAZARLAR
Geçenlerde, Amed Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı, bir belediyenin kendi sınırları içinde çıkarılan petrolden pay alması gerektiğini belirtti. Kapitalist modernitenin, DAİŞ eliyle Kobane ve Rojava devrimine saldırıları ve bunun karşısında Kürdistan halkı ve demokratik çevrelerin direnişinin, siyasal gündemin merkezini oluşturduğu bir zamanda, sözkonusu açıklamalar gündemde pek yer bulmadı. Kürdistan coğrafyası ve toplumuna, ulus-devletin temel yaklaşımını ele aldığımızda üstü örtülü bir sömürgeci anlayışın halâ egemen olduğu bir gerçek. Kürdistan’daki belediyelerin ağır maddi kaynak sıkıntısı çekmelerinin en önemli nedenlerinden biri de bu. Bir bölgede çıkarılan petrol gelirinin bir kısmının, oradaki belediyenin bütçesine aktarılması da böyle bir gerekçe ile talep ediliyor olabilir. Dar an

SİPAN SERHAT: EKONOMİK SOYKIRIMA KARŞI KÜRDİSTAN’DA EKONOMİ

POLEMÎK - SERBEST YAZILAR - YAZARLAR
Sipan Serhat Soykırım kavramı, dünya literatürüne Yahudi soykırımından sonra girmiş olsa da, günümüzde kapitalist modernite sisteminin tüm unsurlarıyla bizatihi sürmektedir. Yani bir soykırım rejimi olduğu gerçeği göz önüne alındığında, soykırım kavramının yalnızca fiziki olarak sınırlandırmanın yetersiz olacağı açıktır. Neoliberalizm olarak adlandırılan politikaların yakıcı ve yıkıcı etkileri güncel olarak tüm Dünya ezilen toplumları tarafından en ağır biçimde hissedilir olmuştur. Ağır bir sistemsel krizi yaşayan kapitalist modernite, krizden çıkmanın değil, krizi yönetmenin arayışındadır. Buna da kriz yönetimi diyorlar. Kriz süreçlerine giren tüm devletçi sistemler, kendilerini daha fazla yayarak ( emperyalizm) yani Dünya sistem haline gelerek, ömürlerini uzatmaya çalışırlar. Bu duru

DELAL NURHAK: KADIN VE EKONOMİ

POLEMÎK - SERBEST YAZILAR - YAZARLAR
Delal nurhak Kürdistan’da geliştirilen ekonomik soykırımı en derinden yaşayan kadındır. Yaşamın her alanında emek sahibi olan kadın, günümüzde emeğinin karşılığını alamayan kadın durumuna getirilmiştir. Sınıflı toplumla her türlü baskı altına alınan kadın en çokta ev içine kapatılarak yaşamın üretici yanından uzaklaştırılmıştır. Günümüz kapitalist sisteminin kadın hakları diye çıkarttığı bazı yasalar ise onu liberalleştirdi ve metalaştırdı. Kadına öncesinden zorla dayatılan sömürü biçimi şimdi de yedek iş-gücü pozisyonunda bırakılarak, ifadesizleştirilmek istenen bir duruma konulmuştur. Oysa yaşamın her alanına baktığımızda kadın emeğiyle karşılaşırız. Egemen sistem görmezden geldiği bir emek ve yaşam gerçeği vardır. Tarihe döndü

ARAM ALİ: DEMOKRATİK KOMİNAL EKONOMİ DE PRATİKLEŞMEK

POLEMÎK - SERBEST YAZILAR - YAZARLAR
Aram Ali Son aylarda, demokratik komünal ekonomiye ilişkin bir tartışma yaşanmaktadır. Bu tartışmalar; toplantı, çalıştay ve konferans hazırlıkları düzeyinde yürütülmektedir. Tartışmaların içeriğine ilişkin bilgi sahibi olmasak da bu alanda bir pratikleşmenin yaşandığı görülmektedir, bu iyiye bir işarettir. Aynı çalışmaya tüm Kürdistan parçalarının ve Avrupa’nın, Kafkasya ve dünyanın değişik alanlarına göç ettirilmiş Kürtlerin ve Kürdistanlıların da ihtiyacı olduğu kesindir. Takip edebildiğimiz kadarıyla Rojava devrimi de bu konuda bir duyarlılık içindedir. Yeni bir ekonomik sistemi pratikleştirmek için teorik bir çalışma yürütmek gerekli ve yerindedir. Sistemli, derinlikli, programlı ve özgün alanın ekonomik, sosyal, örgütsel vb sorunlarını ortaya çıkaracak tartışmalar verimli olur. O

DİDAR BARAN: TOPLUMSAL DAYANIŞMAYA KARŞI KAPİTALİZM…

POLEMÎK - SERBEST YAZILAR - YAZARLAR
Didar Baran Kapitalizmin toplumlar üzerinde en derinden yoğunluğunu yaşadığı ve her tür yöntemle zirvede kendini ayakta tutmaya çalıştığı bir çağda yaşıyoruz. Toplum çoğu yerde normal gelişim diyalektik gerçekliğinden ziyade kapitalist modernitenin yapay icatlarıyla yönetilmektedir. Ekonominin temelini oluşturan en önemli şey elbette emek ve üretimdir. Emek ve üretimden uzaklaştırılan bir toplum kaybetmeye ve dolayısıyla egemen güçlerin himayesine girmeye mahkûmdur. Her şeyin bir fiyatının olduğu, toplumsal değerlerin bireylerin ve kurumların kendi değer sisteminden (tekelinden) ele alındığı ve toplumun tüm insanlık tarihi boyunca bu ilişki ve değerlerle geliştirildiği varsayımının, teorilerinin çokça yapıldığı ve topluma içerilmeye çalışıldığı bir ilişkiler ağıyla iç-içeyiz. Toplum olara

Otokontrol için Komxebat çalışması

ÖZGÜR GÜNDEM YAZILARI
Seçim sonrasi Kürt hareketi için çok önemli bir sürecin başlangıcı olacaktır. Devasa politik etkiler ve sonuçlar yanı sıra en önemli gelişmelerden biri ekonomik, sosyal ve kültürel alanda olacaktır. Çünkü geçen zaman içinde elde edilen deneyimler var. Kürtlerin özgüvenini saglamasi, kendini yönetebilirliğinin kendi gözünde meşruyet kazanması çok önemliydi. KCK operasyonları gibi büyük saldırı dalgaları bile atlatıldı. Ama bundan sonrası için belediyelerin mevcut şekliyle çalışması kabul görmeyecektir. Artık kendi sistemini inşa etmenin zorunluluğu vardır. Kürt hareketinin ulaştığı politik düzey, Öcalan’ın gerçekleştirdiği teorik çalışmalar, sivil alanda mevcut olan yapılar yani yerel yönetimler, parlamenterler, sivil toplum örgütleri ve ekonomik kuruluşlar için daha üst seviyede bir çalış

Bedran Denîz: Batının kurumsallaşmış refahı ile yoksul ülkelerin kalkınması arasındaki bağ

POLEMÎK - SERBEST YAZILAR - YAZARLAR
Dünya üzerinde gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler arasındaki refah düzeyi farkı ve yoksulluk gibi konular on yıllardır çözülebilmiş değil. Gelişmiş ülkelerin, yoksul ülkelerden gelen göçmenler için çoğu zaman hayatlarını riske atma pahasına önemli bir istikamet olduğu bilinen bir gerçek. Ancak, refah düzeyi yüksek toplumların en zenginlerinin kendi ‘yoksullarına’ gösterdiği iyi niyet, dünyanın diğer ucunda ikinci bir öğün yemeği olmayan insanlar için çok görülüyor. Yoksulluk sorununun nasıl çözüleceği de genelde sadece refah düzeyi yüksek batılı ülkelerin çıkarları gözönüne alınarak tartışılıyor. Bu durum her ne kadar yoksullukla mücadele eden ülkelerle dayanışma içindeki birçok kesim tarafından hor görülse de, batıda var olan refahın gelişmekte olan ülkeler için bir ‘avantaj’
Anlı: Kentler sınıfsal ayrışmaya doğru gidiyor

Anlı: Kentler sınıfsal ayrışmaya doğru gidiyor

POLEMÎK - SERBEST YAZILAR - YAZARLAR
AMED 05.06.2014 Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Fırat Anlı, kendisini ziyarete gelen Açık Toplum Vakfı yöneticilerine, kentlerin bir sınıfsal ayrışmaya doğru gittiğini belirterek “Kentin en yoksulu ile en zengini arasındaki uçurum çok yüksek oranlarda bu da kimi toplumsal sıkıntılara ciddi bir zemin oluşturuyor” dedi. İnsan Hakları İzleme Örgüt Kurucusu ve Açık Toplum Vakfı Onursal Başkanı Aryeh Neier, Açık Toplum Vakfı Genel Sekreteri Gökçe Tüylüoğlu, Program Koordinatöre Özlem Yalçınkaya, Yönetim Kurulu Üyesi Ferhat Boratav ile birlikte Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Fırat Anlı’yı ziyaret etti. Eşbaşkan Anlı’ya, Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Av. Cihan Aydın, Kültür ve Turizm Daire Başkanı Muharrem Cebe eşlik etti. Vakfın Genel Sekreteri Gökçe Tüylüoğlu, Açık Toplum V
DOĞAL TOPLUMDA EKONOMİ

DOĞAL TOPLUMDA EKONOMİ

POLEMÎK - SERBEST YAZILAR - YAZARLAR
İlk Ekonomi Olarak Ev Yasasının Gelişimi Ekonomi insan toplumunun beslenme, barınma, savunma konularını kapsayan yaşamsal bir alan olmaktadır. Toplumsal varlığın maddi anlamda kendini sürdürebilmesi, manevi değerlerin yaratılması bu alana bağlı olarak gelişmektedir. Bunun için ekonomi bütün toplumsal varlığı gerçekleştiren bir olgu olmaktadır. Tarihsel toplumun her döneminde toplumun ekonomik yapısının karakteri, var olan toplum-devlet sistemlerine göre farklılıklar göstermiştir. Doğal toplumda gelişen toplumsal ekonomi, devletli uygarlığın gelişimiyle birlikte özünden uzaklaştırılarak, gerçekte ekonomi olmayan ekonomi geliştirilmiştir. Evrensel oluşumun bir parçası olan doğada yaşamın varlığı tüm canlıların beslenme, savunma, üreme güdüsü türlerin özelliklerine göre farklılıklar gös
NURETTİN DEMİRTAŞ: KÜRDİSTAN’DA KOMÜNAL EKONOMİNİN KURUMLAŞMASI

NURETTİN DEMİRTAŞ: KÜRDİSTAN’DA KOMÜNAL EKONOMİNİN KURUMLAŞMASI

POLEMÎK - SERBEST YAZILAR - YAZARLAR
Komünal yaşamın anavatanında ekonomik yöntemler Kürdistan’da tarihsel geçmişi binlerce yıla dayanan komünal ekonomi kurumlaşmaları varken bunlar soykırım rejimince yok edilmiş, geriye sadece izleri kalmıştır. Pigari, hevkari, col, zıbare, novane, şırigahi, paluteyi gibi kavramlarla tanımlanan ortak üretim yöntemleri oldukça yaygın uygulanmış ve ekonomi toplumsal karakterine uygun bir biçimde kurumlaşmıştır.(1) Üstelik bunlar hiçbir şekilde devletle bağlantılı olmamış, merkezi yapı ve bürokrasiyi tanımamış, toplumun iç dinamikleriyle geliştirilmiş; doğayla uyumlu olduğu gibi, çalışma biçimleri ve süreleri de toplumsal ilişkileri koruyacak bir karakterde yaşanmıştır. Fakat zamanla baskı koşullarında kendini yenilemesine fırsat verilmemiş, kırsal bölgelerle sınırlı kalan uygulamalar bil
Dr. Yusuf: Komünal ekonomik çizgiyi temel alacağız

Dr. Yusuf: Komünal ekonomik çizgiyi temel alacağız

POLEMÎK - SERBEST YAZILAR - YAZARLAR
SEYİT EVRAN - EFRİN (ANF) 14.04.2014 29 Ocak’ta ilan edilen Afrin Kanton Özerk Yönetiminde Ekonomi ve Ticaret Heyeti Başkanlığına getirilen, Öğretim görevlisi Dr. Ahmet Yusuf dünyadaki genel ekonomik modelleri değerlendirerek kendilerinin benimsedikleri model hakkında bilgi verdi. Dr. Yusuf, Kürt Halk Önderi Öcalan’ın tezlerini geliştirdiği toplumsal komünal ekonomi modelini esas alacaklarını belirtirken, "Bu model insanlık tarihinin yeniden canlandırılması modeli olduğu için kazanma şansımız çok yüksek" dedi. 'ÖCALAN'IN ÇİZGİSİNİ İYİ TANITMALI; KENDİMİZLE SINIRLI BIRAKMAMALIYIZ' -Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın toplum ve ekonomi modelini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sayın Öcalan’ın ekonomik görüş, düşünce ve tezleri üçüncü çizgi görüş, düşünce ve tezleri değil. Siyaseten de

Top Ten philosophical issues of the 21st Century

POLEMÎK - SERBEST YAZILAR - YAZARLAR
According to Standford philosophers John Perry and Ken Taylor, and guests Brian Leiter, Jenann Ismael, and Martha Nussbaum on the 200th episode of Philosopher Talk 10. Finding a new basis for common sensibilities and common values. The world is more economically interconnected than it has ever been. But it still seethes with divisions and social fragmentation. Can we find a new basis for shared values that will bring us together rather than tear us apart? 9. Finding a new basis for social identification. Distant and powerful forces, not answerable to local communities, shape so much of our lives. Howcan we sustain local communities, communities with which we can identify? Or is the very idea of a local community an outmoded parochial idea suited only to centuries gone by? 8. The...
Cafer Nurhak yanıtlıyor: KCK nasıl bir ekonomik model öneriyor?

Cafer Nurhak yanıtlıyor: KCK nasıl bir ekonomik model öneriyor?

DÎTIN Û LÊKOLÎN, POLEMÎK - SERBEST YAZILAR - YAZARLAR
ANF'den MAXİME AZADİ'nin röportajı Kapitalizmin yol açığı doğal ve insani felaketler, savaşlar, katliamlar, ağır bir eşitsizlik, doğa talanı, küresel ısınma, yer altı ve yer üstü zenginliklerinin orantısız bir saldırıya maruz bırakılması karşısında, “başka bir dünya mümkün” diyerek yürütülen mücadeleler de büyüyor. Dünyanın her yanında adil, eşit ve onurlu bir yaşam için sesler yükseliyor. Ancak gezegenimizin farklı yerlerindeki bu talepler, isyanlar, kurgulanan ve uygulamaya konulmaya çalışılan alternatif yaşam modelleri de egemenlerin ağır saldırı altında bulunuyor. Kapitalist ekonominin kırıp geçirdiği dünyada zenginliklerin yarısına yakını (yüzde 46’sı) en zengin yüzde 1’in elinde bulunurken, yüzde 99’luk dünya nüfusu ise diğer yarısını paylaşıyor. Daha da kötüsü, dünya nüfus

ECONOMY AS THE BATTLEFIELD OF POWER STRUGGLES (1)

POLEMÎK - SERBEST YAZILAR - YAZARLAR
Written by Ehmed Pelda The Impacts of Power Struggles on the Economy If a community oriented economy is made functional, the World will witness a new form of civilisation. Since the outset of civilisation, all civilisational stages have been enthralled with conflicts between society, classes and power structures. No one singular factor can be prioritised in solving or overcoming this crisis. This is because the prominent category has formed its own power mechanisms and shaped its instruments for its own interests. It has been unable to incorporate discrepancies and share all the produced values. This in turn, becomes a platform for the birth of an adversary. The concept of society does not necessarily constitute a mechanism of will. This is shaped by internal dynamics. What is ...

Sermayenin Mekanik Birikimi

POLEMÎK - SERBEST YAZILAR - YAZARLAR
Sermaye birikimi tanımı ve ona yaklaşım üzerinde Marksist teorinin derin bir etkisi var. Ancak bu çok da iyi bir durum değil. Çünkü nerdeyse modern dünyanın iktisadi ve toplumsal ilişkilerinin tümünü domine etmiş durumda. Sol, liberal, muhafazakâr teoriler adeta bu konuyu artık sorgulamaz bir tabu biçiminde ele almaktadırlar. Haliyle ekonomik çelişkilerin kaynağında hep üretim ilişkilerine bakılır, orada da emek sermaye çelişkisine değinilir, sol bakış sahipleri sömürü teorileriyle ontolojiyi kurar, liberal bakış girişim odaklı kurguyu yapar, üzerine de ihtiyaçlarına göre epistemolojik bilgi üretimine geçerler. Sermaye kurgusu, sermayenin uluslararası ilişkileri, yerli-yabancı sermaye ilişkisi, gelişmiş azgelişmiş ülke sorunları hep bu eksende analiz edilir. Cepheleşmeler hep bu minvald